ELEKTRONİK SPORLARIN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİ

Son zamanların popüler konusu eSpor hakkında bir yazı ile geri döndüm karşınıza. Bu sütunları takip edenler bu alanla ilgili yazdığım yazıların biraz daha bu yeni dünyayı kavramaya yönelik olduğunu biliyorlar. Bugünse biraz daha farklı bir bakış açısı ile bu yazıyı kaleme alıyorum; işin “business” tarafı.

 

Sponsorluk, hepimizin de malumu olduğu üzere, spor kulüplerinin en önemli gelir kaynaklarından bir tanesi. Özellikle İngiltere ve ABD gibi spor pazarlamasının harman olduğu yerlerde yapılan bol sıfırlı anlaşmalar tüm kulüplerin ağzının suyunu akıtmakta. Bizim de anlaşma yapmak konusunda geri kalır bir yanımız yok esasında. Sadece yaptığımız anlaşmaları uzatamıyoruz kulüpler nezdinde. Herhalde iyi yönetemediğimiz için bu anlaşmaları. Neyse bu bambaşka bir yazı konusu…

 

Bugün eSpor pazarındaki sponsorluk rakamlarını, hem de belgeleriyle, paylaşıyorum. Belge dediysek burada dekont falan görmeyi beklemeyin tabi ki. Yazdığım tüm rakamlar “Nielsen Market Intelligence” isimli eSpor araştırmasının rakamlarıdır. Belgelerle konuşuyoruz yani!

 

eSpor pazarı ilk atağını sanıyorum 2014 yılında yapmıştı. O zaman RedBull ve McDonald’s gibi iki büyük şirket bu yeni alanı test etmeye başlamış ve diğer büyük markaların da ilgisini biraz bu yöne kaydırmayı başarmıştı.

 

Şimdi ise çok daha büyük bir pazara bakıyoruz. Nielsen’in (bu arada bir parantez açma ihtiyacı hissettim; Nielsen Dünya’nın en büyük araştırma şirketlerinden biridir ve sırf eSpor alanı için Nielsen e-sports isimli bir alt marka yarattığını belirtmek isterim) araştırmasına göre 2016 yılından bugüne kadar 600’den fazla sponsorluk anlaşması yapılmış sektörde. 350+ sponsorlukla IT / Bilgisayar Parçaları sektörleri lider tabi ki. Diğer sektörlerin dağılımını ilgili resimde görebilirsiniz.

 

Sponsorluk da bu arada kendi içinde bazı kırılımlara ayrılmakta. Bazı markalar takımlara sponsor olurken, kimi markalar büyük etkinliklere ve liglere sponsor oluyor. Bunlar dışında sporculara kişisel bazda sponsor olunabildiği gibi, internette yayın yapan “Streamerlara” da sponsor olabiliyor, yayınlarına reklam verebiliyorsunuz. Görebildiğiniz üzere konvansiyonel sporlardan pek bir farklı yok bu eSporların.

 

Sponsorluk yapan markalar da sadece lokal olarak konumlandırabileceğimiz markalar değil bu arada. Global markaların çoğu artık gençlere ulaşabilmek adına bu alana yatırım yapmaktalar. Otomotivden finansa, kişisel bakımdan posta servislerine kadar çok geniş bir yelpazedeki sektörler bu alanda yer alıyor.

 

Konuşulması gereken bir şehir efsanesi de “oyuncu gençlerin sponsorluklara negatif yaklaşımı var.” yanılgısı. Nielsen’in araştırması gösteriyor ki oyunlara yatırım yapan şirketler, ulaştığı kitlede %70’e varan oranda pozitif algı bırakıyor. Negatif yaklaşan kesim ise %5’lerde, yani çok az. Bu rakamlar konvansiyonel sporlarda çok daha kötü aslında.

 

Biraz da Türkiye pazarına bakmakta fayda var. İşin konvansiyonel sporlardan en çok ayrıştığını düşündüğüm alan burası. Yalnız şunu da belirtmekte fayda var ki bu bölümde kullanacağım rakamlar League of Legends rakamları. Zira Türkiye’de bu işe yatırım yapan en büyük oyuncu Riot Games ve doğal olarak bu pazarın araştırmasını da onlar yapıyor şu anda.

 

Türkiye’de LoL oynayan kesimin %80’ini 15-25 yaş arası kitle oluşturuyor. Bu kitlenin de %43’ü üniversite öğrencisi ya da mezunu. Eğitim oranı eSpor’da çok yüksek ve bu da kitlenin algısının açıklığını gösteriyor. Doğal olarak tüm bu veriler ışığında şunu söyleyebiliriz ki gençlere ulaşmak isteyen markaların kesinlikle ve kesinlikle yatırım yapması gereken alan eSpor’dur!

 

Ülkemizde de eSpor yatırımlarının arttığını görebiliyoruz. Ülker ve Vestel bu alana şu ana kadar en çok yatırım yapan markalar. Vodafone bu sene 30 milyon TL bütçesini eSpor’a ayırdığını zaten duyurdu ve bu markalara İşbankası Maximum markası ile girecek gibi gözüküyor (takım bazında zaten 1907 FB Derneği ve Galatasaray eSpor’a sponsordular).

 

Eğer hala eSpor’un ne olduğunu merak ediyorsanız bence hemen google’a twtich yazın ve yayınları izlemeye başlayın derim. Çünkü bundan 15-20 sene sonra buraların en popüler takımları Galatasaray - Fenerbahçe değil, Super Massive ve Dark Passage olacak!


X